Aslı astarı

Elimin hamuruyla bulaştığım top dünyası…

Önce adam olun…

Sevgili takımıma yönelik kızgınlığımı, kırgınlığımı bilenler bilir… Sevgiliye kırılırsınız, ya da bir dosta. Ama çook uzun zamanlar kendisinden beklenti içinde olduktan, bu beklentiyi defalarca belirttikten  sonra… Sonra vazgeçersiniz birden, o saatten sonra istediğiniz şey yapılsa da çok kıymeti kalmamıştır artık. Yapılması hoşunuza gider, ama yapılmasa da umurunuzda değildir. Sizi gerçekten inandırması, bunun için çok uğraşması lazımdır artık…

Böyle bir hal almıştı benim sevgilimle (sarı-kırmızı olan) olan gönül bağım. Kırgındım birçok şeye, birkaç yıldır içimde biriken. Ama taraftar tarafım da kayıtsız kalamıyordu yapılan transferlere, yoğun çabalara… Mustafa Sarp ve Barış Özbek’in satılması ile yüreğimde yumuşamanın başladığını itiraf etmeliyim. Bu listeye Gökhan Zan’ın da dahil olmasını istemekle birlikte her taraftar gibi yeni sene, yeni başlangıç diyerek primini biraz daha artırdım kalbimde güzide takımımın…

Fatih Terim benim gönlümdeki isim değildi. Ama takımdaki ruhsuzluktan, disiplinsizlikten çok bunalmış bir insan olarak “Fatih Hoca gelsin de şunlara bir girişsin” demedim değil… Peşpeşe sıralandığında ilgi uyandırmaması imkansız bir transfer yüklemesiyle seneye başlayan Galatasaray’ı  her şeye rağmen ümitle izlemeye başladım dün gece…

Olmadı… Beğenmedim. Her sene sil baştan yeniden oluşturulan bir kadroyla insanların birbirlerine hemen alışıp deli gibi top koşturmalarını beklemiyordum elbette, ancak biraz olsun disipline olmuş oyuncular bekliyordum. Baros’a herkes bayılır, ben bayılarak seyredemem, her maçta ne zaman itirazı abartıp kart görecek, ne zaman pozisyonu zorlamak yerine kendini yere bırakacak diye yüreğim ağzımda beklediğim için.

Baros’a bu anlamda ayak uyduran bir Eboue gördüm dün akşam… Gayet rahat geçebileceği pozisyonlarda kendini yere bırakan… Rakibe kafa atan bir Melo gördüm. En sonunda da dışarı alındığı için Fatih Hoca’ya bile posta koyabilerek doğrudan soyunma odasına giden bir Baros gördüm.

Bu sebeple ümitlenemedim hemen Galatasaray için… Önce adam olabilmelerini, önce Fatih Hoca’nın oyuncuları hizaya sokabilmelerini diliyorum ben.  Savunmanın sürekli açık vermesi, topu alan rakibin elini kolunu sallayarak kaleye kadar gelebilmesi, forvet hattında sorumluluk alabilen birinin ortaya çıkamaması, takımdaki uyum eksikliği benim için sonra gelir… Ben önce adam gibi oyuncular istiyorum.

Hamiş: Son üç yıldır lige büyüklerle başlayıp puan çalan Abdullah Avcı’ya saygım büyüktür…

Categories: Aslı Topu Tut - Galatasaray