Aslı astarı

Elimin hamuruyla bulaştığım top dünyası…

Siz oynadığınızı beğendiniz mi?

Bugün saat 19.30 sularında, evde biri FB’li, diğeri GS’li bir çift birbirini öper ve “Bu sene çekeceğimiz çile için Allah sabır ihsan etsin” der… Bu ikilinin geçmiş sezon açılışlarında “biz şampiyon olacağız, siz nal toplayacaksınız” diye itişmişliği de vardır ve o efsane günleri özleyen ikilinin evinde bu yüzden “yaşasın lig başlıyor” diye bir havadan ziyade “bakalım başımıza neler gelecek” havası hüküm sürmektedir.

Saat 00.30 suları… Evdeki GS’li kös kös klavye tıkırdatırken FB’li ise “acep yarın bizim başımıza neler gelecek” diye kara kara düşünmektedir.

Ceyhun’un Sivas’a geçtiğini öğrendiğim an kara kara düşünmeye başlamıştım zaten. Her nasılsa biz ÇOK büyüklerin kralını getirtip bir türlü oynatamadığımız ortamda geçen sene küme düşmekten zor kurtulan Sivasspor takıma bir Mehmet Nas, bir de Ceyhun Eriş ekleştirip nasıl kükreyen bir takım yaratıyor, kadın aklım henüz bu seviyede futbolu almıyor. Sevgili rakiplerimiz hiç boşuna el ovuşturmasın bugünkü skora, bugün seyrettiğim maçlarda gördüğüm en iyi takım Sivasspor idi, görün bakın daha ne canlar yakacaklar.

Bugün seyrettiğim Galatasaray ve Beşiktaş’ın analizini yapmak gerekirse favorim açık ara Beşiktaş. Oynanan oyunda çok büyük farklar olduğundan değil, eminim bugün bu oyunla Beşiktaş oynasaydı Sivas’la, üç puanı alan yine Sivas olacaktı. Ancak takımların sahip olduğu hava takımı sırtlamakta çok büyük önem taşıyor. Beşiktaş gelen yıldızları ile birlikte güvenini artırmış, şampiyon olacağına inanmış, böyle oynuyor. Schuster gol olunca yerinden bile kalkmıyor neredeyse, oyuncular gayet rahat ve sakin. Galatasaray’a bakınca ligin son üç haftasına girmiş, ölüm kalım maçı oynayan bir ruh hali var üzerinde, çamaşır ipi gibi gergin futbolcular, bir senede Türkleşmiş ve maçın sonuna doğru duramayıp sağa sola saldıran bir Rijkaard. Her şeyi bir kenara bıraktım, geçtiğimiz senelerde stada dalıp tekme tokat girişmek istediğim Sabri’yi ben bile aradıysam vah halimize…

Üç büyükler bu sene takım oyunu oynamaya niyetlenmedikleri sürece yıldızlarından medet umacaklar, öyle görünüyor. Kaldı ki bugün Quaresma “sahanın yıldızı benim” havasında ne goller kaçırdı, pas verse yüzde yüz gol olacak kaç pozisyona şahsi oynadığı için yazık etti. Quaresma-Guti ve Nihat üçlüsü benim gözümde Kewell-Arda ve Baros’tan daha üstün değildir, ancak görünen o ki bu sene sakin olan, kendine güvenen ve takım oyunu oynamayı başaran ipi göğüsleyecek. Ha diğer taraftan yıldızlarından medet uman çok büyüklere yıldızları olmadığından takım oyunu oynamaya özen gösteren diğerlerinden çok acı çelmeler gelecek bu sene, herkes hazır olsun. Sene sonunda şampiyon Anadolu’dan çıkarsa hiç şaşırmayacak, hatta üstüne bir de “oh olsun” diyeceğim sanırım. Bir ayda bu noktaya geldim ya, tebrikler ediyorum çok büyüklerin hepsini ayrı ayrı…

Curling’e mi merak salsam, senkronize yüzme olayına mı girsem diye düşünmeden edemiyorum, yeterince stres yokmuş gibi hayatımızda…

Categories: Aslı Topu Tut